Soma’nın maden ocaklarının çevresinde bir sabah. İşçiler, yerin yüzlerce metre altında geçirecekleri zorlu bir gün için kafalarını omuzlarının arasına çekmiş, sessiz bir yürüyüşle madenlerin yolunu tutuyor. Efsanevi bir sabrın sembolleri olan bu işçiler, şimdi sadece ellerinin nasırlı derisinin değil, umutlarının da yıpranmakta olduğunu biliyorlar.
Soma’nın maden işçileri, uzun saatlerini yerin altında geçiren ve terin emeğe karıştığı bir çalışma hayatını benimsiyor. Ancak bu sefer umutları biraz daha farklı; yüzeye çıkma zamanı geldiğinde, cebinde sadece kömür tozu değil, biraz da adaletin kokusu olsun istiyorlar. 8.000 işçinin beklentisi, yeni bir zam talebinde bulunmak. Sendikaları, işverenle masada, ancak masanın öbür tarafında işçilerin ne kadar duyulabileceği belirsiz.
Maden-İş Sendikası’nın temsilcileri, işçilerin taleplerini masaya yatırdı. Fakat bu masanın üzerinde sadece ekonomik talepler yok; yıpranmış bir adalet duygusu, yırtıcı bir geçim sıkıntısı ve en önemlisi hayatın yükünün altında ezilen bir onur var. Soma’daki kömür ocakları, yıllardır bu bölge için bir gelir kapısı olsa da, işçilerin geçmişten bugüne yaşadığı ekonomik baskı da işte bu odacıklarda şekillendi.
İşçilerin maaşlarında ne kadar artış yapılacağı konusu ise, şimdilik büyük bir belirsizlik taşıyor. İşverenin tutumunun bu konuda ne kadar adil olacağı, bir soru işareti olarak zihinlerin köşesinde duruyor. İşçilerin temsilcileri, masadan kalktıklarında ellerinde ne ile döneceklerini kestiremiyor. Ancak kesin olan bir şey var ki, elleri boş dönerlerse, bu durum sadece bir mali kayıp değil, aynı zamanda bir hayal kırıklığı olacak.
Soma’nın kömür karası işçileri, sadece bedensel yorgunluklarıyla değil, aynı zamanda zihinsel yorgunluklarıyla da savaşıyor. “Emek en yüce değerdir” diyerek başlanan her iş günü, gün sonunda bu değerin tanınıp tanınmadığına dair bir sorgulamaya dönüşüyor. İşçiler ve aileler, alın terlerinin karşılığını almak için beklerken, bu bekleyişin sonunda hak ettiklerini alabilecek mi?
Gözler, bu görüşmelerin sonucunda. İşçilerin maaşlarında yapılacak en ufak bir iyileştirme, bölge ekonomisine ve sosyal yapısına da nefes aldırabilir. Ancak aksi bir sonuç, Soma’nın bu sessiz bekleyişinin hayal kırıklığına dönüşmesine neden olabilir.
Soma’nın maden işçilerinin masasında bu kez sadece ekmek yok; onur ve hak da var. Peki, bu masadan kalktıklarında ellerinde ne olacak? Biraz daha fazla kömür mü, yoksa biraz daha fazla umut mu?
— Tarık Demirtaş · Köşe yazarı

Yorum Yap