Yahu, yaz geceleri Akhisar’da başka bir güzel, başka bir telaşlı. Hem sıcaktan kaçıp serinleyecek yer ararsın hem de çarşıda pazarda olan biteni kaçırmak istemezsin. Hele geçen 18 Temmuz’da bir koşturmaca ki sorma gitsin. Sebebi malum, Akhisarspor’un yeni transferleri stada çıktılar, binlerce taraftar da yanlarında haliyle.
Bu futbol sevdamız hepimizin malumu, hele hele Akhisarspor olunca akan sular durur. Ama benim derdim biraz başka; her etkinlikte olduğu gibi, stadın hemen önünde dolma tezgahını açan Fatma abla var ya, işte o da orada. Alışık olduğum bir manzara, ama bir o kadar da gerekli bir sahne. Memleketin gündemini, hayatın gerçeklerini en iyi onun tezgahının başında öğrenirsin.
Fatma abla, elinde dolma tenceresi, futboldan anlamaz ama tribünlerin nabzını iyi tutar. Bir yandan “Sıcak dolma mı, soğuk mu vereyim?” diye sorarken, bir yandan da yeni transferlerden bahsediyor. “Oğlum, bu topçular bizim akşam yemeğini yerken ne konuştuklarını bilmezler, ama bak, taraftar hepsini bilir” derken gülümsüyor. Yani futbolculardan çok taraftardır ona ilham veren.
O gün, stadın içinde futbolcular topla oynaşırken, Fatma abla da tezgahında hayatla cebelleşiyor. Elektrik faturaları almış başını gitmiş, kira desen cabası. Bir yandan dolmanın tadını kaybetmemek, bir yandan da ayaklarını sıcak yüzeyde sağlam basmak… İnsanlar dolmalarını yerken, onunla dertleşiyor, kendi hayat hikayelerini anlatıyorlar. Hayatın ironisi, futbol sahasının hemen dışında başka bir oyun oynanıyor.
Tribünlerde coşku tavan yapmış, yeni transferler alkışlarla karşılanıyor. Fatma abla ise stadyumun dışında yeni bir günün yükünü karşılıyor. Dolma tezgahının etrafındaki insanlar, maçın ikinci yarısı başlamadan önce Fatma ablanın yanında soluğu alıyor. Ona göre herkesin hikayesi var “Görüyorsun ya, oğlum, futbolcular gider ama biz buradayız. Herkes gelir geçer, ama dolma kalır” diyerek kahkahasını patlatıyor.
Futbolun ve dolmanın ortak noktası, insanların bir araya geldiği, hikayelerini paylaştığı birer platform oluşturması. Her iki alanda da rekabet var, mücadele var ama en sonunda gülümseten bir sonuç mevcut. İşte bu yüzden Akhisar’ın bu sıcak gecesini anlatırken, Fatma abladan bahsetmeden geçmek olmaz.
Yine de umut var bu yaz gecelerinde. Fatma abla stadın önünden ayrılırken, “Oğlum, bizim işimiz kolay değil ama yarın güneş doğar, dolmamı alır çıkarım yine” diyor. İşte tam da bu umutla, hayatın sıcak günlerinde serinleten bir gülümseme bırakarak ayrılıyor.
Futbol sahasında yeni dönemin işaretleri verirken, Fatma abla gibi kendi sahasında mücadele edenlerin hikayeleri daima hatırda kalır. O gece Akhisar’da stadyumun dışında, dolmanın kokusunun yayıldığı o eski köy meydanından kopup gelen sesler, başka anılara kapı açıyor. Yaşanan her ne olursa olsun, umut ve mücadele her daim galip gelir.
— Halil Bostancı · Köşe yazarı

Yorum Yap