Sabahın erken saatlerinde Aydın’daki Mustafa Kemal Ortaokulu’nun bahçesinde bir telaş var. Çocuklar yeni okul dönemi için okula gelirken, duvarlar yeni boya kokuyor, pencereler parlıyor. Daha önce çatlak olan sıralar yerini modern, ergonomik masalara bırakmış. Ancak yüzeyin altında başka bir hikâye var.
Yıllardır süregelen eğitim sistemimizde, okulların modernizasyonu sık sık gündeme gelir. Ancak bu çabalar çoğunlukla yüzeysel kalır. Aydın’da başlatılan modernizasyon çalışmaları, öğrencilere daha iyi bir eğitim ortamı sağlamak için atılmış bir adım olarak görünse de, birçok derin sorun bu parıltılı yüzeyin altında gizleniyor.
Ege bölgesinde birçok okulda olduğu gibi, Aydın’da da okullarda temel altyapı eksiklikleri var. Teknolojik donanımların sınıflara getirilmesi olumlu bir gelişme gibi görünse de, bu durum sadece kağıt üzerinde bir güzelleme mi? Öğretmenler hâlâ aşırı kalabalık sınıflarda öğrencileriyle birebir ilgilenmekte zorlanıyor. Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadığında, bu teknolojik iyileştirmelerin etkisi sınırlı kalır.
İronik olan şu ki, modernizasyon programı kapsamında yeni bilgisayarlarla donatılan bu sınıflarda, internet bağlantısı sık sık kesiliyor. Öğrenciler ders esnasında internetin keyfini çıkaramayınca, öğretmenler tekrar eski yöntemlere dönmek zorunda kalıyor. Adeta bu durum, “Teknoloji var ama yol yok” diyen bir köyü hatırlatıyor.
Ancak bu modernizasyon çabalarının arkasında yatan tek mesele teknoloji değil. Eğitimde asıl önemli olan, öğretmenlerin iyi yetişmiş, motive olmuş ve desteklenmiş olmalarıdır. Ne yazık ki, Aydın’daki birçok öğretmen iş yükü altında ezilirken, modernizasyonun onlara vaat ettiği kolaylıklar pek de gerçekçi görünmüyor.
Öğrenciler, yeni teknolojik ortamda ilk zamanlar heyecanlansa da, onları asıl etkileyen şey, öğretmenlerinin ilgisi ve dersin içeriği oluyor. Modern sınıflarda ders görmek elbette onları mutlu ediyor, ama bu mutluluk gerçek öğrenme ve gelişimin önüne geçtiğinde, eğitimin temelleri zayıflamış oluyor.
Sonuç olarak, Aydın’da başlatılan okul modernizasyonu, elbette ki olumlu bir gelişme. Ancak bu, sadece başlangıç. Öğrencilere parlak bir gelecek sağlamak için sadece duvarları ve eşyaları yenilemek yetmez. Eğitim sistemimizi kökten bir değişimden geçirmek, öğretmenlerin desteklenmesi ve öğrencilerin farklı ihtiyaçlarına duyarlı bir sistem geliştirmek gerekiyor.
Aydın’daki bu modernizasyon çalışması, diğer Ege illerine de örnek teşkil edebilir. Ancak esas soru şu: Teknolojik modernizasyonun ardındaki asıl ihtiyaç, yani eğitimde etkinlik ve eşitlik nasıl sağlanacak? Bu sorunun yanıtı, sadece Aydın’da değil, tüm Ege Bölgesi’nde eğitimde bir devrim yaratabilir.
— Tarık Demirtaş · Köşe yazarı

Yorum Yap