Her Temmuz’un sonlarına doğru, Manisa’nın Salihli ilçesi, Ege Bölgesi’nin üzüm bağcılarını Cumhuriyet Meydanı’nda buluşturur. Bu yıl da farklı olmadı. Geçtiğimiz Pazar günü, güneşin altında yaklaşık 200 bağcı toplandı; hepsinin ortak bir amacı vardı: 2026 yılı rekolte tahminini değerlendirmek ve beklentilerini paylaşmak.
Bu yılın rekoltesi için bağcılar arasında iyimser bir hava hakim. Ege’nin geleneksel yeşil altını sayılan üzüm, hem kalite hem de miktar açısından umut verici bir tablo çiziyor. Geçtiğimiz haftalarda Salihli Meydanı’nda görüştüğüm Ahmet Bey, “Bu sezon, üzüm bağlarımızın sağlıklı geliştiğini gördük. Yağışlar zamanında geldi ve sıcaklıklar da dengesini korudu,” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Ancak Ahmet Bey’in sesi diğer bağcılarınkine karışırken, sahnenin ardında beliren bazı endişeleri de fark etmemek elde değildi.
Her şeyden önce, tarım sektöründe maliyetler hızla yükselmeye devam ediyor. Ziraat odasının son raporlarına göre, geçen seneye kıyasla gübre fiyatlarında %15, ilaçlama maliyetlerinde ise %12 artış yaşandı. Bu artışlar, üreticilerin kâr marjını daraltmakta ve sezon sonunda umdukları getiriyi etkileyebilmekte. Ahmet Bey bu konuda, “Üzüm iyi ama maliyetler belimizi büküyor. Geçen yıl kazandığımız paranın bir kısmını yenilemekte zorlanabiliriz,” şeklinde serzenişte bulundu.
Bir diğer önemli mesele ise pazarlama sorunları. Manisa’nın bağlarından çıkan üzümlerin büyük bir kısmı yurtdışına ihraç ediliyor. Ancak uluslararası pazarlardaki dalgalanmalar, üreticileri diken üstünde tutuyor. İhracatçı firmaların temsilcileri bu yıl özellikle Avrupa pazarında belirsizliklerin arttığını belirtiyor. Brexit sonrası İngiltere piyasasındaki değişiklikler, ihracatçıların stratejilerinde revizyona gitmelerine neden olmuş durumda. Ahmet Bey, “Bizim için Avrupa pazarı çok önemli ama bu belirsizlikler elimizi kolumuzu bağlıyor,” diyerek yaşadıkları sıkıntıyı özetliyor.
Bunlar yetmezmiş gibi, bu yılın sıcaklık dalgaları da bağcıların sırtında ek bir yük oluşturdu. Temmuz ayının başında, sıcaklıkların 41 dereceye ulaştığı günler yaşandı. Özellikle bu tür aşırı sıcaklar, ürün kalitesini olumsuz etkileyebilir. İklim değişikliği nedeniyle daha sık ve şiddetli hissedilen bu dalgalar, tarım sektörünün geleceğini belirsiz kılmakta.
Valilik ve yerel tarım yetkilileri, bağcıların sorunlarını hafifletmek amacıyla çeşitli destek programları üzerinde çalışıyorlar. Ancak, bu tür girişimlerin kalıcı bir çözüm olup olmayacağı konusunda üreticiler arasında endişeler var. Ahmet Bey, “Destekler güzel ama uzun vadeli bir tarım politikası olmadan tüm bu çabalar geçici olacaktır,” diye ekliyor.
Ege’nin yeşil altını olan üzüm, bu yıl hem umut hem de endişe dolu bir sezonun içinde. Bağcılar, rekolte için umutlu olsalar da, maliyetlerin ve iklim değişikliğinin baskısı altında kalmaya devam ediyorlar. Bu sezon, tarımın her zamankinden daha fazla dikkat, destek ve ileriye dönük stratejiler gerektirdiği bir gerçek. Unutmayalım ki, Ege’nin bereketli toprakları ve bu toprakların emektarları, sadece ekonomik bir değer değil, aynı zamanda kültürel bir miras taşıyorlar. Bu mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğu.
— Sibel Ovacık · Köşe yazarı

Yorum Yap